Okullar hafta içi çocukların hafta sonu kadınların olacak

Okullar hafta içi çocukların hafta sonu kadınların olacak
Bu haber 10 Oca 2012 Sal 10:52 tarihinde eklendi.
mm
Paylaş:

Okullar hafta içi çocukların hafta sonu kadınların olacak

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, “Çocuklar ayrıldıktan sonra spor salonları rahatlıkla mahalledeki kadınların kullanımına sunulabilir. Fitness, pilates gibi egzersizleri mahallenin kadınları okullarda çok rahat programlar dahilinde yapabilirler” diyor

Spora yapılan her bir TL’lik yatırımın sağlık harcamalarında üç TL’lik tasarruf yarattığını tespit eden Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç çarpıcı bir uygulamaya imza atma hazırlığında. Milli Eğitim Bakanlığı’yla ortak yürütülen program çerçevesinde çalışmaları son aşamaya getiren bakanlık, okulların spor alanlarını mahalleliye açıyor. Böylece okullardaki basketbol, voleybol, yüzme havuzlarını artık dileyen herkes kullanabilecek.
Uygulama özellikle kadınların sporla buluşmasına imkan verecek. Suat Kılıç’la seçim bölgesi Samsun’da bir araya geldik. Medicana Sağlık Grubu’nun Samsun’a kazandırdığı bölgenin en büyük hastanesinin açılışını yapan Suat Kılıç’la kent merkezinde buluştuk. Bakan çok sevdiğini söylediği ünlü Samsun dönerini yerken bir yandan da sorularımı yanıtladı.

Bakan Kılıç’la, ‘Mutlaka denemelisiniz’ dediği Samsun dönerini yerken konuştuk.

* Fenerbahçeli 40 bin kadın stadı doldurdu. Gördük ki kadınlar spora hiç de uzak değil. Sporla daha çok buluşmalarına yönelik projeleriniz var mı acaba?

Kadınlar bir süredir toplumun dayattığı rolün dışında kendilerini ifade etme sürecinin içine girdiler. Şükrü Saracoğlu’nun dolması kadınların bir anlamda kuşatılmışlık alanını terk etme arzusunun işareti. ‘Erkekler maça gider kadınlar dizi seyreder.’
Yok böyle bir kural. Bunu kim dayatıyor. Bundan sonra anlaşılıyor ki kadınlar fırsatları kendileri yaratacaklar. İmkan sunulmasına bakmayacaklar, imkanları koparıp alacaklar. Kaldı ki kadının sporu benimsemesi çok önemlidir. Kadınlar sporu benimserse, sporla iç içe yaşayan, sporu hayatının parçası olarak gören bir nesil yetiştirecek demektir. Benimsemezlerse sürekli çocuğuna börek, tatlı yediren, pasta pişiren bir kimliğe bürünecektir. Kadınları sporla buluşturmak toplumu sporla buluşturmanın ön şartıdır. Bakanlık görevinin devdi edildiği ilk gün buna vurgu yaptım. ‘Stadyumlar öncelikle kadınların rahatlıkla girip maç izledikleri yerler olacak’ dedim.

*Tam da noktada projeleriniz?

Türkiye genelinde okulları halkın kullanımına açmak istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı ile görüşme halindeyiz. Okulların spor salonları var. Biz bir taraftan gençlik ve spor merkezleri, spor salonları havuzlar yapmaya gayret ediyoruz. Diğer taraftan da okullarda zaten var olan yapılar var.
Bu yapılardan mahalleli kadınların, çocukların gençlerin yararlanmasını arzu ediyoruz. Eğer ki Milli Eğitim Bakanlığı’yla bunların işletim modeli üzerinde mutabık kalabilirsek, çocuklar ayrıldıktan sonra spor salonları rahatlıkla mahalledeki kadınların kullanımına sunulabilir. Fitness, kadınlar için son dönemde çok popüler spordallarından biri haline gelen pilates gibi egzersizleri mahallenin kadınları okullarda çok rahat programlar dahilinde yapabilirler. Biz de bakanlık olarak bu projeye çok katkı sağlayacağız.

* Bu yıla yetişir mi?

Çalışıyoruz üzerinde. Fit nesiller yetiştireceğiz

* Sağlık Bakanlığı obeziteyle ilgili bir kampanya başlattı. Bunun bir tarafı da spor. Sizin yaklaşımınızda neler var?

Sağlık Bakanlığı’nın obezitenin yaygınlaşmasının önüne geçilmesine yönelik projesini yürekten destekliyorum. Obeziteyle savaş sadece insanın boğazından geçeni kontrol altına almasıyla sağlanabilecek bir şey değil. Kalori fazlasını aynı zamanda spor yoluyla eritmek lazım. Sağlık Bakanlığı özellikle fast food boyutunda çok ısrarlı, biz de bunu çok destekliyoruz.
Kaç yıllık olduğu bilinmeyen şoklanmış etleri ekmek arasına sıkıştırarak ayak üstü kolalı içeceklerle beraber tüketmenin nelere mal olabileceğini bizden önce bu alışkanlıkları edinen toplumlar şimdi görüyorlar. Önlem almazsak biz de göreceğiz.

ŞİDDET YASASININ DEĞİŞMESİ İÇİN ÇABA KULÜPLER BİRLİĞİ’NDEN GELMELİ

* Görülen o ki sporda şiddet yasasının değişmesi için hemen herkes mutabık. Değişikliğe yönelik çalışmalarınız var mı?

Bakanlık olarak noktalı virgül kadar dahi bir değişiklik çalışmamız olmayacak. Bu kanunu biz hazırlayıp kulüplere dayatmış değiliz. Federasyona da dayatmış değiliz. Bu kanun Kulüpler Birliği ve Federasyon’un ortaklaşa, üzerinde mutabık kalarak siyaset kurumundan çıkması için talepte bulunduğu bir metin.

* Ama şimdi de değiştirilmesi yönünde bir mutabakat var…

O halde kanunlaşması yönünde takip ettikleri güzergahı takip etmeleri gerekir. Bu güzergah nedir derseniz; Yeni bir metin oluştururlar, sonra sivil toplum kuruluşları, spor camiası, spor medyasını ikna ederler. Haklı gerekçeleri noktasında topluma belli veriler sunarlar. Sonra yasalaşma sürecinde olduğu gibi tekrar muhalefet partilerini de toplumsal reaksiyon yaratabilecek bu konunun haklılığı noktasında ikna sürecine dahil ederler.
Bütün bu parametreler sağlandıktan sonra bize gelirler, bizimle de paylaşırlar. Biz de verebileceğimiz bir katkı varsa onu ortadaki metin üzerinden değerlendiririz. Ama kalkıp da toplumdaki reaksiyonları görmezlikten gelerek tek başımıza, tek yanlı bir işlemle bu kanunu değiştirme düşüncesinde değiliz.
Toplumun bu konuda duyarlılık içeren katmanlarına konuyu mal edebilirlerse bizim dinleme opsiyonumuz olabilir. Ama biz iktidar çoğunluğuna dayanarak toplumdaki reaksiyonları da görmezlikten gelme yoluyla böyle bir çabayı tek yanlı olarak yürütemeyiz. Yürütmeyiz. Çaba, Kulüpler Birliği’nden gelir ve önceki metnin yasalaşma süreci nasılsa aynı süreç işletilerek gelir. Tabii kendi aralarında hemfikir olmaları da gerekir.
Kulüpler Birliği’nde 18 kulüp var. İttfiak içinde böyle bir kararlılık içinde gelirlerse adım atabilmeleri sonuç alabilmeleri mümkün olur. Ama 18 kulüpten biri katkı vermekten imtina ederse o zaman pek tabidir ki netice almak bir hayli zorlaşır.

‘KANUNLAR DAR GELİR, BOL BOL GELİR, BUNLAR ÇÖZÜLÜR’

* Kadınlar, çocuklar sporu sevsin istiyoruz ama bir yandan şike, teşvik primi, içerideki tutuklular… Yaşananlar korku filmi gibi. Nasıl bir sistem var hayallerinizde, bir yıl içinde nasıl bir düzen görmek istiyorsunuz önünüzde?

Ben ilkesel olarak doğru adımları atmaya bakarım. Bir yıl içinde futboldaki düzen şu olacak gibi bir hedefim olmaz. Çünkü Türkiye Futbol Federasyonu var, futbolun patronu TFF. O alanı dizayn etmek onların işi. Türkiye bir hukuk devleti, yürürlükte bulunan kanunların tamamı olayların tümüne uygulanır.
Kanunlar iyi uygulandığı ve adalet kavramından uzaklaşılmadığı sürece sorun yok. Ha kanunlar dar gelir, bol gelir bunlar ayrı tartışmalardır. O zaman muhataplarıyla değerlendirilir, dünya gerçeklerine uygun hale getirilir kanunlar. Burada bu hadiseye münhasıran benim yapacağım bir yorum yok. Mustafa Kemal Atatürk, ‘Ben sporcunun, zeki çevik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim’ diyor. Spor insanları genelde popüler kimlikler oldukları için gençler için de örnek kişiliklerdir. Sporcuların, spor yöneticilerinin sorumsuz bir hayat yaşayabilmesi mümkün değildir. Toplumun önünde rol model konumuna geldiyseniz, yediğinizden içtiğinizden söylediklerinize varıncaya kadar herşeyi bir süzgeçten geçirmek zorundasınız.

‘BAŞBAKAN BAŞARIYI ÖDÜLLENDİRİR’

* Türk sporcular son dönemlerde önemli başarılar gösterdi. Devamı gelir mi bu trendin?

Yıldız Voleybol Milli takımımız dünya şampiyonu oldu. Bayan Halter Milli takımımız Avrupa Şampiyonu, Basketbol Milli Takımımız, önce Avrupa ardından Dünya ikincisi oldu. Bu başarının arkasında Başbakan’ımızı görüyorum. Sporun içinden geliyor. Sporcuları teri soğumadan bağrına basıp ödüllendiriyor. Ödül yönetmeliğinin dışında sporculara büyük ödüller veriyor. Bunlar geçmiş hükümetler döneminde yapılan işler değildi. Üstelik sporun her alanıyla ilgili. Herkes başarıyı yakalayıp Başbakan’ımızla bir araya gelmek için can atıyor.

* Spor sizin hayatınızda ne kadar yer tutuyor?

Öğrenciyken futbol takımlarında amatör futbol oynadım. Siyasete girmeden önce de düzenli spor yapıyordum. Milletvekili seçildikten sonra çocuklarımla birlikte spor yapmaya başladım. Melik Suat daha küçük, Muhammed Emin (14) ve Hüseyin Kaan (9) adında iki oğlum var biliyorsunuz. Fırsat buldukça onlarla futbol, basketbol oynuyoruz.

SONGÜL HATISARU – Milliyet

Paylaş:
"Okullar hafta içi çocukların hafta sonu kadınların olacak" HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Bu konuya hiç yorum yapılmadı.
HEMEN YORUM YAP
img

BU HABERLER DİKKATİNİZİ ÇEKEBİLİR!

Kusmuk kokulu anne modası
2011/2012 mevsimleri aşan anne modası… Bir… Çocuğunuzun yaşına göre şekli...
Çocukların yüzde 30′u anemik
Ulusal Kırmızı Et Konseyi Araştırma ve Danışma Kurulu Başkanı ve...
’11 yaşındayım ve annemle uyuyorum’
Elif on bir yaşında. Hâlâ annesiyle uyuyor. İlk defa dokuz...
Kahvaltı yapmayan çocuk derse adapte olamaz
Kahvaltı vücudun enerji ihtiyacının karşılanmasında, vücut için gerekli besin öğelerinin...
facebook